Elaleme Karşı Ne Demek? Günlük Hayatta Karşılaştığımız Bir Kavramın Anlamı
Elaleme Karşı Ne Demek?
“Elaleme karşı” ifadesi, halk arasında oldukça yaygın bir şekilde kullanılan, ancak bazen tam olarak ne anlama geldiği karıştırılabilen bir deyimdir. Hani bazen birinin yaptıkları ya da söyledikleri, “başkalarının gözünde” nasıl görünüyor diye düşünürken kullanılır. Bu deyimi, hemen hemen herkes bir şekilde duymuştur. Peki, bu ifade aslında tam olarak neyi anlatır? Bunu hep birlikte, biraz günlük yaşamdan örneklerle ele alalım.
Elaleme Karşı, Sosyal Bir Anlam Taşır
“Elaleme karşı” kelimesinin anlamını çözmek için, önce kelimeyi parçalarına ayıralım. Elale, eski Türkçeye dayanan bir kelime olup, “başkalarına”, “toplumda birine” ya da “insanlara” anlamına gelir. Bu bağlamda, “elaleme karşı” demek, topluma, çevremize ya da başkalarının gözünde bir şeyin nasıl algılandığına dair bir düşünme durumunu ifade eder.
Hepimiz sosyal varlıklarız. Hepimiz bir toplumda yaşıyoruz ve her şeyin “başkalarına” nasıl göründüğü ile ilgileniyoruz. Birçok davranışımız, başkaları ne düşünür diye şekillenir. Bu noktada “elaleme karşı” deyimi devreye girer. Yani, “başkalarına karşı” demek, bazen vicdan muhasebesi yapmamız, bazen de toplumsal normlara uygun hareket etmemiz gerektiğini hatırlatır. Kısacası, “elaleme karşı” demek, toplumsal gözlemlerle şekillenen, insanların başkalarının düşüncelerine ve yargılarına duyduğu duyarlılığı anlatır.
Günlük Hayattan Bir Örnek: Elaleme Karşı Davranmak
Örnek vermek gerekirse, Eskişehir’de bir kafede oturuyorum, yanımda birkaç arkadaşım var. Herkes gayet rahat, doğal ve birbirine oldukça yakın. Ancak biri, telefonu eline alıp dışarıya doğru bakarken, “Ya elaleme karşı biraz dikkatli olmalıyız” diyor. Bu durumda, arkadaşımız aslında, “başkalarının bizleri nasıl gördüğüne” dikkat etmemiz gerektiğini belirtiyor. Örneğin, sesimizin fazla yüksek çıkması, ellerimizin çok hareket etmesi ya da garsona yüksek sesle konuşmamız, toplum içinde hoş karşılanmayabilir. Yani, “elaleme karşı” dikkatli olmak, başkalarının bizi nasıl algıladığını göz önünde bulundurmak anlamına gelir.
Aynı zamanda, toplumun belirlediği bazı kurallara uymak ve bir şekilde “toplum içinde nasıl göründüğümüze” dikkat etmek, çoğu zaman sosyal ilişkilerde daha rahat etmemizi sağlar. Bu davranış şekli, bazen bilinçli yapılır, bazen de farkında olmadan hayatımıza yerleşir.
Elaleme Karşı Olmak, Bazen İronik Olabilir
Bazen, bu deyimi kullanırken, tam tersi bir anlam da çıkarılabilir. Örneğin, bir insan, yaptığı işten memnun olsa da, çevresinin ne düşündüğünü düşünerek daha az cesur olabilir. Burada, “elaleme karşı” düşünmek, bireyin kendi kimliğini, düşüncelerini veya davranışlarını başkalarına göre şekillendirmesini anlatan bir duruma dönüşebilir. Oysaki, bazen “elaleme karşı” olma düşüncesi, kişisel özgürlüğün ve bireysel düşüncenin önüne geçebilir.
Buna benzer bir durum, sosyal medya platformlarında da sıkça yaşanır. Instagram’da fotoğraf paylaşırken, “Acaba bu fotoğraf başkalarına nasıl görünür?” sorusuyla başlayan bir iç hesaplaşma, aslında elaleme karşı düşünmenin sosyal medya üzerindeki bir yansımasıdır. “Herkes nasıl düşünüyor?” sorusu, sosyal medya kullanıcılarının bazen kendilerini ifade etme biçimini bile değiştirebilir. Yani, biz “elaleme karşı” dikkat ederken, kendimizden bir şeyler kaybediyor olabiliriz.
Elaleme Karşı Ne Kadar Dikkat Etmeliyiz?
Bu soruyu cevaplamak aslında biraz kişisel bir mesele. Bazı insanlar, çevrelerinden tamamen bağımsız yaşar, başkalarının ne düşündüğüne çok fazla takılmaz. Diğerleri ise toplum içinde kabul edilme isteğiyle, sosyal normlara sıkı sıkıya bağlı kalır. Ancak, her iki tutum da hayatı zorlaştırabilir. Toplumla uyum içinde olmak, insan ilişkilerinde daha sağlıklı bir yaklaşım sergileyebilmemize yardımcı olabilir. Ancak, her şeyin fazlası zarar olduğu gibi, “elaleme karşı” aşırı hassasiyet de, kişisel özgürlüğü kısıtlayabilir.
Sosyal psikolojiden de bildiğimiz gibi, insanlar genellikle sosyal normlara uyma eğilimindedir. Yani, “elaleme karşı” düşünmek, toplumun kabul edilebilir davranış biçimlerine uygun hareket etme dürtüsüdür. Ancak bazen, bu dürtü, bireylerin kendi kimliklerinden ödün vermelerine yol açabilir. Hangi durumda ne kadar dikkat edilmesi gerektiği, her bireyin kişisel kararına bağlıdır.
Sonuç: Elaleme Karşı Düşünmek Bazen Gerekli, Bazen Sınırlayıcı Olabilir
Sonuç olarak, “elaleme karşı” olmanın, toplumsal ilişkilerde ve sosyal normlarda yerini alması gereken bir kavram olduğu açıktır. Ancak, başkalarının düşüncelerine fazla takılmak, bazen özgünlükten ödün vermemize neden olabilir. Elaleme karşı ne kadar dikkat edeceğimiz, hem kişisel tercihlerimize hem de toplumsal bağlamda yerleşmiş normlara bağlı olarak değişir. Toplum içinde sağlıklı ilişkiler kurarken, kendimizi de kaybetmemek en önemli dengedir.