İçeriğe geç

Estağfurullah evet demek mi ?

Estağfurullah Evet Demek Mi?

Hayat bazen öyle tuhaf anlarla dolu ki, en basit şeylerin bile iç yüzünde bir drama gizlidir. İşte tam da o anlardan birine, “Estağfurullah evet demek mi?” diyoruz. Çoğumuzun içinden geçerken yüzünü buruşturup, sonra şehvetle tamam, ne de olsa kırmak istemem diyerek bu kelimeleri ağzımızdan kaçırdığımız bir an vardır. Peki, bu “estağfurullah evet demek” meselesi ne anlama geliyor? Ve neden her zaman bir türlü içimize sinmeyen, ama bir o kadar da mecburiyet gibi hissettiren bir şey?

Estağfurullah Evet Demek, Bizi Ne Zaman Kandırıyor?

İzmir’de, güneşli bir öğleden sonra, sahilde arkadaşlarla oturuyoruz. Herkesin kahkahaları havada uçuşuyor, ama ben, öyle sıradan biri değilim. Herkesin kahkahasına bir an düşünmek, onu biraz daha derinlemesine tartmak istiyorum. Bir espri yapıldı, herkes gülümsedi. Yine klasik, herkesin içinde ben biraz daha fazlasını düşündüm.

“Estağfurullah evet demek mi?” sorusunu aklımda canlandırdım. Hayatımda defalarca karşılaştım, sadece sonrasında yapmadım. “Evet” demek ne kadar basit bir kelime olsa da, altında bir sürü düşünce, bir sürü derinlik saklıyor. Çünkü hepimiz, karşımızdaki kişinin egosunu kırmamak adına bazen istemediğimiz şeyleri kabul ediyoruz. Yani, dışarıdan bakıldığında, o anki “estağfurullah” cümlesi, aslında bizim çok bilmişliğimizin yansıması değil mi?

Herkesin dertleri farklı tabii. Mesela, “Yok canım, o kadar da değil” diyen biri var, bir de “Estağfurullah evet” diyerek adeta onayı zorla kabul eden bir diğerimiz. Peki, içten içe, bu kadar kafa karıştırıcı bir cümlenin ardında ne yatıyor?

Bunun bir sırrı var, ve ben bu sırrı ararken sürekli “Estağfurullah evet demek” arasındaki o ince çizgide yürüdüm. Çünkü her iki tarafın da beklentileri birbirinden o kadar farklı ki, birinin lafını keserken diğerinin haksız yere “Evet, ben de öyle düşünüyorum” demesiyle kimseyi gerçekten tatmin etmediğimizin farkına varıyoruz.

Gündelik Hayatta Estağfurullah Evet Demek: Bize Neydi?

Olayları hafifletmek, mizahi bir bakış açısıyla görmek bence biraz da yaşadığımız çevreyle ilgili. İzmir’de büyümüş biri olarak, en güzel anları akşamüstü kafelerdeki çılgın muhabbetlerde buluyorum. Ancak bazı anlarda, tam da o kafede, gözlerimin içine bakarak bana bir şeyler söyleyen biri, ben istemesem de “Estağfurullah evet” dediğimde tuhaf bir boşluk hissediyorum. İstemediğim bir şeyi onaylıyorum ve derinlerde bir yerlerde iç sesim şunları söylüyor:

“Ya abi, neden bu kadar ciddiye alıyorsun ki? Bunu kimse umursamıyor. Sen sadece gülümsedin ve geçtin.”

Tabii, sadece gülümsediğim için kimse bana kızmaz. Ama bir noktada da insan kendi kimliğine uygun olmayan şeyler söylemeye başlayınca, biraz da bu komik durumda kendiyle dalga geçmeye başlıyor. Örneğin:

Ben: “Valla ben çok iyi anladım, haklısın!”

İç Sesim: “Abi ama sen neyi anladın ki? Kafanda dönen 10 sorudan birini bile cevaplayamadın.”

Ben: “Estağfurullah evet dedim, ne var bunda?”

İç Sesim: “Hah! Şimdi bir de evet dedikçe, rahatladığını sanıyorsun. İyi ki arkadaşımla muhabbet ediyorum.”

Ben: “Yani, haklısın. Kimseye yanlış bir şey söylemek istemem.”

Ve böylece hayat, “Estağfurullah evet” cümlesiyle geçiyor. Karşımdakinin söylediği “mantıklı” her şeyi kabul etmek zorunda mıyım?

Bir Tık Daha Derin: Kimse Gerçekten Bu “Evet”e İhtiyaç Duyuyor Mu?

Bir kafede, arkadaşımla sohbet ederken bir noktada şunu fark ettim: İnsanlar bazen “Estağfurullah evet” dediğimizde, bizim gerçekten kendimizi verdiğimiz anı bir onay olarak alıyorlar. Ve bu gerçekten çok garip. Çünkü aslında ne kadar mütevazı olmaya çalışsalar da, “Evet” kelimesi bazen onların ego tatmini oluyor. Ama biz, aslında bu durumu gülerek idare etmeye çalışıyoruz.

Bir kahve siparişi verdiğimizde garsona diyelim ki:

Ben: “Bir latte alabilir miyim?”

Garson: “Estağfurullah, tabi alabilirsiniz.”

Gerçekten, garsonun bana böyle bir şey söylemesine gerek var mı? Kimse “Estağfurullah” demeden bir şey alabilir, değil mi? Ama bu küçük cümle, toplumsal normlardan kaynaklanan bir kabullenmeyi işaret ediyor. Hatta bazen diyoruz ki: “Sürekli estağfurullah, ama bu kesinlikle bizim Türk kültürümüzün can alıcı noktasında yer alıyor!”

Böylece, acaba biz de kendi iç sesimizi yok sayarak sadece “estağfurullah evet” diyoruz ve hayatın üstüne geçiyoruz. Bu kadar mı kolay? Sadece “Evet” diyerek bütün dünyaya doğru yolu gösterdiğimizi mi sanıyoruz?

“Estağfurullah Evet Demek” Bize Aslında Ne Katıyor?

Sonuçta, “Estağfurullah evet demek” gerçekten de bizi biz yapan, toplumsal normları zorlayan ve çok daha derinlere götüren bir mesele. Dışarıdan bakıldığında belki sadece bir kelime gibi gözükse de, aslında bunun içinde tonlarca düşünce ve duygu var.

Ama bir yere varmak, sadece kelimelere değil, insanların iç seslerine de odaklanmayı gerektiriyor. Hepimiz bazen kelimelerle biraz oynarız, ama gerçek benliğimizin bu oynama alanının dışına çıkması bazen can sıkıcı olabilir. Gerçekten o kadar da ciddiye alınması gereken bir şey mi?

Tabii ki, bu yazıyı okuyan herkesin kendine ait bir “Estağfurullah evet” anısı vardır. Ama unutmayalım ki, bazen evet demek, sadece insanları mutlu etmek değil, aynı zamanda kendi iç huzurumuzu bulmak adına da yapılan bir eylem olabilir. Dışarıda ne kadar eğlenceli olursak olalım, bazen kendi düşüncelerimizi anlamak, biraz da “Estağfurullah evet demek”le olur.

Bundan sonra, her “Estağfurullah evet” dediğinizde bir an durun ve düşünün: Ben bunu gerçekten istiyor muyum, yoksa sadece ortamın ritmine mi kapıldım?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu veren siteler 2025
Sitemap
betexper yeni giriş